Gelip kalem'e dokunan hayal ürünü cümleler vardır, işte bunlar onlar...

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Neyi Değiştirebilirsiniz?


Her şey zaten olması gerektiği gibiyse, sizin yerinden oynatmak istediğiniz ne olabilir? Titiz ve narin bir düzene oturtulmuş oysa tüm kainat... Arının kovanda bal işlemesi gibi, aklın eremeyeceği sırlara vâkıf, nicedir bu dünya...
Kalem oynatmak kadar kolay, kaya devirmek kadar zor gelen o dertlerin, kahırların ardında gizlenen ne? Kaçışımız kimden ve neyden? Susuyoruz...
Susuşlarımıza binlerce  kelâm yüklemek isteyerek susuyoruz. Her sessizliğin bin haykırış olduğunu düşünerek susuyoruz. Yaşadıklarımızdan  elde kalan ne, bize dönen ne?
Kimbilir kaç güz mevsimine birer aşk hediye ettik. Kaç yüreğe ondan habersiz birer selam yolladık... Katettiğimiz acılar bizim miydi, hayatın mı? Bakıyoruz bir kez daha elimize geçenler mi kutsaldı, elde etmek istediklerimiz mi? Allah'tan başka kime borcu olabilirdi şu yüreklerimizin?
Ruhumuz fıtrat gereği Allah'a meylederken, bedenlerimiz, yanlış zamanda yanlış yerde oluverdiler. Şimdilerde kalbin kefaretini ödetiyoruz şu bedenlere.
Sürgün edilmiş gibiyiz hayata... Sıkılarak, soğuyarak ve söylenerek ıskalıyoruz hayatı...
Elde var'larla yetinmek zor mu? Zor geliyor, dayanamıyoruz işte! Kime diyebilirsiniz bu hissi O(cc)'ndan başka? O narin, o titiz düzende ilerleyen kainatın sahibinden başka... Oysaki biz O(cc) değil miyiz? O(cc) da biz değil mi bizlere kendi ruhundan üflediği günden beri?
Hâlimizi beyan etmeye bile ihtiyacımız yok oysa. Ahengi tutturan O(cc) olduktan sonra biz neyi değiştirmeye çalışıp da âhlanıp vahlanıyoruz? Bizi bizden iyi bilenin hükmü vûku bulmuyor mu nihayet?
Bu söyleyişlerimiz, sitemlerimiz, isyanlarımız kime? Hüküm sahibine teslim olmayacak yine ona döndürülmeyecek miyiz nihayet...?

E. Akman

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder