Gelip kalem'e dokunan hayal ürünü cümleler vardır, işte bunlar onlar...

9 Ağustos 2017 Çarşamba

BUNLAR İYİ GÜNLERİN, TADINI ÇIKAR


 Acemi bir anne olarak, yaşadıklarımı anlatsam roman olur, destan olur. Hatta annelerin eline kalem geçmemeli desek yeridir. Söyleyecek sözleri hiç bitmez çünkü J

Bu yazıda destan yazmak niyetinde değilim, ancak konuşacağım konunun dışına sürekli çıkma ihtimalim çok yüksek.

Anne olacağımı öğrendiğimden beri çok sinir olduğum ve bir başkasına yapmayacağıma kendime söz verdiğim bir yaklaşım var. “Bunlar iyi günlerin” yaklaşımı.

Öyle hafife alınacak bir laf değil, başına ne geleceğinden habersiz bir anne adayının kabusu olabilir bu laflar. Veya kucağına bebeğini yeni almış acemi bir annenin lohusa depresyonu olabilir mesela. Bu daha iyi günümse, ben daha neler yaşayacağım diye ağlama krizi tutabilir haklı olarak.

Haliyle bir sürü evreden geçiyorsun ve her evrenin ayrı bir zorluğu ayrı da bir güzelliği var. Ama karamsar düşünceleriyle insanın içine korku tohumları eken arkadaşlar, teyzeler, büyükler hep yanınızda var olmaya devam ediyor. Bir süre sonra onların dediğine kulak asmamayı da öğreniyorsunuz tabi.

BİR BAŞKASININ HAYALİNDEKİ HAYAT


Uzun zaman olmuştu yazmayalı. Herhalde en son nişanlıyken birkaç satır karalamış olmalıyım. Bunca geçen zamanda yuva kurdum, anne oldum. Şükredecek sebeplerim arttı günden güne. Bu öyle bir geçit ki insan hayatında, yeri geliyor ağlıyorsun korkudan, yeri geliyor mutluluktan. Öylesine tuhaf işte ama bir o kadar şükür sebebi taşıyor her günümüz. Başını evinden içeri sokunca, evsiz olmadığına şükrediyorsun. Eşinin omzuna başını koyunca, yalnız olmadığına ve evladının gülüşünü görünce, evlatsız kalmadığına şükrediyorsun.